kefirin yapılışı
18/3/2009 ·

Sizlerle evde kefir yapımını paylaşmak istiyorum .Biz 1,5 yılı aşkın zamandır hiç aksatmadan düzenli olarak kefir içiyoruz .Her gün 1 litre kefir tüketiyoruz., biz kefiri mayalandırırken fazla bekletmiyoruz ve tatlı kefir elde ediyoruz.Hazır satılanların tadı biraz ekşi oluyor ,bizim yaptığımız ise koyu ayran kıvamında ve tadında.Çok severek içiyoruz böylece günlük kalsiyum ihtiyacımızı da karşılamış oluyoruz.Kefir yaparken yarım yağlı süt kullanmayı tercih ediyoruz siz istediğinizi kullanabilirsiniz.
Biliyorsunuz kefirin en önemli özelliği bağışıklık sistemini kuvvetlendirip hastalıklara karşı direnç sağlaması ve mide ,bağırsak sistemini düzenlemesi.
Bizde kefir yapma işi eşime ait banada tabiki bulaşıkları yıkamak kalıyor.Eşim hergün akşamdan kefiri mayalanması için koyar sabah ise erkenden kalkıp süzer.Uzun zamandır haftaiçinde kahvaltılarımızı kefirle yapıyoruz ,kahvaltıda çay içmiyoruz.Çayı daha sonra genellikle işyerinde içiyoruz.Kefirin çok tok tutucu özelliğide var,diyet yapanlar için duyurulur ,
Kefir yapımında dikkat edilmesi gereken en önemli özellik kesinlikle metalle temas etmemesi.Cam veye plastik kaplar kullanmak gerekiyor ,plastik kaşık ,plastik süzgeç..gibi.
Yapmak isteyenlere yardımcı olmak için eşimle bol bol resim çektik ,umarım faydalı olur.Gelelim nasıl yapıldığına:
Buzdolabında suyun içinde beklemekte olan kefir mayası süzgeçe dökülür ve yıkanır.
Cam veya plastik kavanozun içerisine kefir mayası konur ve üzerine oda ısısında beklemiş olan süt dökülür.(biz paket süt kullanıyoruz isterseniz kaynatıp oda ısısında soğuttuğunuz sütüde kullanabilirsiniz)
Kavanozun ağzı çok sıkı olmayacak şekilde kapatılır ve güneş almayan serin bir yerde örneğin mutfak dolabının içinde yazın 8-10 saat arası kışın ise 12 saat kadar bekletilir.
Bekleme süresi dolunca başka bir kavanozun ağzına süzgeç konarak kefir süzülür.
Süzülen kefir buzdolabına konur.Süzgeçte kalan kefir mayaları ise bir kaseye konarak üzerine su doldurulur ve buzdolabında saklanır.
3-4 gün kadar buzdolabında kefir mayası bekletilebilir daha uzun süre saklanacaksa derin dondurucuya konulması tavsiye ediliyor fakat biz hiç denemedik sonuç ne olur bilemiyorum.
Elimden geldiğince anlatmaya çalıştım fakat aklınıza takılan bir şey olursa yardımcı olmaya çalışırım.


Neden kefir tüketmeliyiz?
Kullanımı ve hazmı çok kolay olan kefir;
- Bağırsaklardaki maddelerin küreselleşmesini önler
- Beyine enerji verir ve zihinsel gelişimi sağlar
- Kansere karşı koruyucu ve kanseri geciktirici etkisi vardır
- Yüksek tansiyonu giderir
- Kolesterolü düşürür
- Damar sertliğini giderir
- Kemik erimesini önler
- Bronşit ve astım nöbetlerini azaltır
- Kansızlığı ve kan bozukluğunu giderir
- Mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır
- Egzama ve alerjilerde faydalıdır
- İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder
- İdrarı sulandırır
- Karaciğer bozukluğunu tedavi eder
- Mide ve bağırsak salgılarını arttırıp hazmı kolaylaştırır
- Bağırsak hareketlerini hızlandırır
- Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir
Yorum (5) Yorum yaz!
Güzellik Reçeteleri
10/3/2009 ·
Temizleyiciler
Bademyağından temizleme kremi: 120 gr tatlı bademyağı, 30 gr suyu alınmış lanolin, 30 gr vazelin.
Yağları bir kaba koyun. Bu kabı içinde su kaynayan bir tencereye oturtarak yağları eritin. Sonra ateşten alın. Soğuyuncaya kadar çırpın.
Kuru ciltler için losyon: 75 gr gliserin, 120 gr magnezyumok-sit, 120 gr güvercin ağacı hülasası.
Bütün malzemeyi ağır ağır birbirine karıştırın. Sonra bir şişeye koyarak ağzını sıkıca kapatın. Kullanmadan öncede çalkalayın.
Yağlı ciltler için losyon: 30 gr kâfuru ruhu, 75 gr gliserin, 120 gr kolonya, 60 gr damıtık su.
Hepsini birbirine karıştırın. En son suyu katın. Kullanmadan önce çalkalayın.
Zeytinyağından temizleme kremi: 4 çorba kaşığı yeşil zeytinyağı, 2 çorba kaşığı susamyağı, 2 çorba kaşığı vejetalin, 2 damla esans.
Malzemeyi çırparak birbirine karıştırın. Bu, sonunda krem gibi bir kıvam almalı.
Canlandırıcılar
Gece kremi: 3 çorba kaşığı bademyağı, 3 çorba kaşığı suyu alınmış lanolin, 2 çorba kaşığı kakaoyağı, 2 tatlı kaşığı gülsuyu, yarım tatlı kaşığı süzme bal.
Cam bir kâseyi içinde su kaynayan bir kaba yerleştirin. Bademyağı, lanolin ve kakaoyağını bu kâsede eritin, düzgün bir krem haline sokun. Ateşten alarak gülsuyuyla balı katın. Soğutun. Sonra yine bütün malzemeler birbirine iyice karışıncaya kadar çırpın.
Salatalık kremi: 15 gr beyaz balmumu, 60 gr tatlı bademyağı, 1 salatalık.
Balmumunu kaynar suya oturtulmuş cam kavanozda eritin. Sonra buna bademyağını katın. Salatalığı soyarak ince inceltin. Kavanoza balmumunun üzerini iyice örtecek miktarda salatalık koyun. Kavanozun ağzını yaldız kâğıtla kapatın, bir saat kadar kaynamaya bırakın. Ateşten alarak iyice karıştırın. Sonra süzün.
Onarıcı Maskeler
Mayonez maskesi: 1 yumurta, yarım tatlı kaşığı deniz suyu, 2 çorba kaşığı limon suyu, 1 çay fincanı zeytinyağı.
Zeytinyağının yarısını öbür malzemelerle birlikte karıştırın. Bu karışımı iyice koyulaşıncaya kadar çırpın. Sonra geri kalan zeytinyağını da buna ağır ağır katın. Buzdolabına koyun. Bu maskeyi yüzünüze sürdükten sonra 15ş dakika-yarım saat böyle oturun. Sonra yüzünüzü yıkayın.
Temel sivilce kremi: 1 çorba kaşığı hintyağı, 1 çorba kaşığı gliserin, 1 çorba kaşığı lanolin.
Bütün malzemeyi içinde su kaynayan bir kaba oturtulmuş cam bir kâsede karıştırın. Soğutun. Kavanoza koyarak kullanın.
Bal maskesi: 1 çorba kaşığı bal, 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı.
Yumurtanın sarısını çırparak zeytinyağına karıştırın. Sonra da buna karıştırarak balı katın. Yüzünüze sürerek 15 dakika bırakın. Sonra suyla yıkayın.
Maydanoz maskesi: 2 avuç maydanoz, 1 çay fincanı damıtılmış su, 1 çorba kaşığı bal, 1 yumurta sarısı.
Maydanozu suda 15 dakika kaynatın, sonra süzün. Elde ettiğiniz su soğuduğu zaman buna balı, çırpılmış yumurta sarısını karıştırın. Yüzünüze fırçayla sürerek 15 dakika bırakın.
Salatalık maskesi: 1 salatalık, dörtte bir tatlı kaşığı limon suyu, 1 tatlı kaşığı güvercin ağacı hülasası, 1 tatlı kaşığı alkol, 1 yumurtanın akı (çırpılmış).
![]()
Salatalığı soyarak suyunu çıkarın. Buna limon suyunu, güvercin ağacı hülasasını, alkolü katm. İyice karıştırın. Sonra çırpılmış yumurta akım karıştırın. Maskenin yüzünüzde en aşağı 15 dakika kalarak kurumasını sağlayın. Sonra yüzünüzü yıkayın.
Gençleştiriciler: Menopozda belki de en çok işe yarayacak olan güzellik malzemeleri
Nane sirkesi: 4 bardak sirke (elma sirkesi olursa daha iyi), 4 bardak damıtık su, 1 çay fincanı nane yaprağı.
Bütün malzemeyi karıştırarak kaynatın. Sonra ateşten alarak cam bir kaba koyun. Beş gün böyle bırakın. Süzün. Bu karışım gözenekleri iyice sıkarak küçültür.
Salatalık toniği: 1 salatalık (soyulmuş), 1 tatlı kaşığı güvercin yağı hülasası, 1 tatlı kaşığı gülsuyu, 1 yumurta akı.
Salatalığı ezin. Buna güvercin ağacı hülasasıyla gülsuyunu katın. Yumurta akını beyaz bir köpük halini alıncaya kadar çırpın. Bunu da öbürüne katarak iyice karıştırın. Buzdolabına koyun. Kullanmadan önce süzün.
Gül sirkesi: 4 çay fincanı kurumuş kırmızı gül, yarım çay fincanı gülyağı, 2 bardak sirke.
Bütün malzemeyi kapaklı cam kavanoza koyun. Üç hafta böyle bırakın. Sık sık çalkalamayı da unutmayın. Sonra süzün. Sıvıya aynı miktarda damıtılmış su katın. Bunu bir tonik olarak kullanın.
Koruyucular
Susamlı güneş losyonu: Dörtte bir çay fincanı lanolin, yarım çay fincanı susamyağı, dörtte bir çay fincanı damıtılmış su.
İçinde kaynar su bulunan bir kaba oturtulmuş kâsede lanolini eritin. Ateşten alarak susamyağıyla, suyla iyice karıştırın. Bu losyonu buzdolabında saklayın.
Güneşten korunma losyonu: 1 salatalık (soyulmuş), yarım tatlı kaşığı gliserin, yarım tatlı kaşığı gülsuyu.
Salatalığı ezerek suyunu çıkarın. Bu suyu gliserinle, gülsuyuyla karıştırın. Buzdolabına koyun.
Güneş yanığı merhemi: 1 yumurtanın akı (çırpılmış), 1 tatlı kaşığı bal, yarım tatlı kaşığı güvercin ağacı hülasası.
Bütün malzemeyi iyice karıştırarak düzgün bir merhem haline getirin. Güneşten fena yanmış yerlere sürün. Merhemi daima buzdolabında saklayın.
Güzelleşmek İçin Faydalı Otlar
Bütün bu bitkileri kolayca bulacağınız adreslerin başında İstanbul Eminönü’ndeki Mısır Çarşısı ile Çemberlitaş’taki baharatçı dükkânları gelmektedir.
Banyo suyuna katılan güzellik otları:
Sarı papatya, şerbetçiotu, yasemin, ıhlamur çiçeği, keçisakalı, kediotu, fesleğen, defne, lavanta, rezene, okaliptüs, adaçayı, kekik, civanperçemi, böğürtlen.
Yüz Maskelerinde Kullanılan Güzellik Otları
Normal ciltler için: Rezene, ardıç yemişi, aslanpençesi, ıhlamur çiçeği, nane, ısırgan.
Kuru ciltler için: Karakafesotu, damkoruğu, gülhatmi, ezilmiş keten, ayva tohumu.
Yağlı ciltler için: Adaçayı, civanperçemi, rezene, acı bakla tohumu.
Saç Bakımında Kullanılan Güzellik Otları
Kuru saçlar için: Dulavratotu kökü, mürver çiçeği, gülhatmi, maydanoz, adaçayı, ısırgan.
Yağlı saçlar için: Aynısefa, atkuyruğu, limon, oğulotu, lavanta, nane, biberiye, kara pelin, ısırgan, kekik.
Kepekli saçlar için: Dulavratotu, sarı papatya, soğan, sarımsak, kazotu, maydanoz, biberiye, kara pelin, ısırgan, kekik.
Göz ve Göz Çevresi Bakımında Kullanılan Otlar
Göz yanmaları için: Aynısefa çiçeği, sarı papatya, rezene tohumu, pelin.
Göz şişlikleri için: Peygamberçiçeği, atkuyruğu. Göz çevresindeki halkalar için: Nane, gül.
Ağız Bakımında Kullanılan Otlar
Nefes temizliği için: Isırgan, adaçayı, nane, maydanoz.
Diş temizliği ve ağrıları için: Karanfil esansı, adaçayı.
Bugün Türkiye’nin birçok yerinde doğal ürünler ve kurutulmuş bitkiler satan dükkânlar ve bunlara yönelik yayınlar çoğalmakta. Osmanlı geleneğinde önemli yer tutan sağlıkta bitkilerden faydalanma yöntemleri günümüzde bütün dünyada yayılmaktadır.
Yorum (yok) Yorum yaz!
doğal taşlar
10/3/2009 · Kategori: dogal taslar
Kuvars Kristali : Yüzyıllardır tedavi ve sihir alanlarında kullanılan Kuvars Kristali, bugün tedavi edici nitelikleri en fazla olan taşların başında gelir. Duygusal dengeleyicidir. Beyin fonksiyonlarını stimüle eder. Kahinlerin kristal küreler kullanarak yorumlarda bulunmaları, onun zihinsel konsantrasyona ne kadar etki ettiğinin de bir göstergesidir.
Pembe kuvarsa Aşk Taşı denir. Onu üzerinde taşıyanı öfkeden, suçluluktan, korku ve kıskançlıktan koruduğu ve kısırlığa karşıda faydalı olduğu kabul edilir. Rüya Taşı olarak da bilinen Dumanlı Kuvars, umutsuzluğa, üzüntüye, öfkeye, depresyona ve diğer negatif etkilere karşı taş sahibini koruma altına aldığına inanılır.
Ametist : Ametist, kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir taştır. Asırlar boyunca türlü uygarlıklarda sevgi beğeniyle kullanılmış,Asya''da, Mısır''da mühür olarak değer kazanmıştır. Eski çağlarda "Sarhoşluğu yok eden taş" diye bilinirdi. O zamanlarda bir kısım kadeh,çanak, kap gibi şeylerin birçoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist, endoktrin ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanı temizler ve enerji verir. Bilinç seviyelerini aktive eder, yatıştırıcı etkisi vardır. Eski çağlarda kişileri hırsızlıklara karşı korunduğu söylenir. Meditasyon için en ideal taşlardandır.
Opal : Halk arasında Gökkuşağı Taşı olarak da bilinen opal, karışık bir de geçmişe sahiptir. Kimisi onu talihsizlikler getiren taş olarak nitelerken, kimisi de onu güven duygusunu taze tutmak ve düşmanlara karşı güçlü olmak için taşır. Ayrıca negatif duyguları emdiğine ve duygusal dengeleyici olduğuna da inanılır. Görme duyularını güçlendirip, sezgi arttırıcı etkisi vardır. Üst bene ulaşmak için kullanılabilir. Özellikle mücevheratta kullanılan opal, insanın avuç içi ısıyla renk değiştirme özelliğine de sahip yegane taşlardan biridir.
Sitrin : Sarıdan açık kahveye doğru giden bir renk yelpazesi oluşturan sitrin, birçok hastalığın iyileştirilmesinde kullanılmaktadır. Böbrek, kolon, ciğerler, hazım organları ve kalp için faydalıdır. Bir adı da Tüccar Taşı olan Sitrini, bazı inanan kişiler kasalarına koyarlar. Bu, onların parasal güçlerini arttırdıklarına inancıdır. Kimi kişilerde onun talihsiz bir taş olduğu kanısındadırlar ve her ne olursa olsun ona el sürmemeye çalışırlar.
Lapis Lazuli : O dünyanın en değerli taşlarından biridir. Çok eski medeniyetlerce de bilinen Lapis Lazuli, bir zamanlar Mısır Kralı Tutankom''un da mezarını süslerdi. Her zaman mavidir, ancak yoğunluğu çıkarıldıkları bölgelere göre farklılıklar gösterir. Gece Taşı ya da gerçek Taşı olarak da adlandırılan Lapis Lazuli, renginden dolayı göklerin sembolü olarak kabul edilir. İsim manası da "Göklerin Taşı" anlamını içermektedir. Küçük çocukları korkularından ve solunum yolu hastalıklarından uzak tuttuğu için Çocuk taşı da denir. İskeleti kuvvetlendirir, tiroid bezlerini harekete geçirir. Tansiyon ve kaygıyı azaltıcı, canlandırıcı etkisi vardır. Zihinsel açıklık ve aydınlanma için kullanılır. Yaratıcı ifade, fiziksel yetenekler ve iletişim yeteneğini kuvvetlendirir.
Yeşim Taşı : Binlerce yıl öncesinde bu yana Çinliler Yeşim Taşı''nı en değerli taşlardan biri yapmışlardır. Efsaneye göre büyük Çin Ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumların donmuş hali Yeşim taşı olmuştur. Günümüzde bile Çinli işadamları ellerinde yeşimden tılsımlar taşırlar, bir işe başlamadan önce onu tutar, okşar ve ondan güç alırlar. Bu taşın hayvan biçiminde yontulmuşları bugün bile çok revaçtadır. Ayrıca yeşim Taşının akıl hastalıklarına, dahili hastalıklara, göz bozukluğuna ve kadınların adet ve doğum sancılarına iyi geldiğine de inanılmaktadır.
Hematit : Enerji ve canlılık verir, stresi azaltıcı etkisi vardır. Çekim gücü fazla olduğundan, kişisel çekim, neşe, cesaret ve istek verir. Özellikle karar verme güçlüklerine birebirdir. Eski çağlarda tılsım olarak kullanılan taşların başında gelir, ancak modern çağda da insanlar bu taşın bel soğukluğuna iyi geldiği inancındadırlar.
Yakut : Güzelliği ve sertliği nedeniyle en değerli taşlardan biri olarak kabul edilir. Ona, Hindistan''da "Değerli Taşların Efendisi" adını yakıştırmışlardır. Onun kraliyet ailesi fertlerini koruduğuna inanılır. Kişiyi limitasyonlarından kurtardığı gibi,kendinden fazla diğerlerini düşünmesine yol açar. Cesaret, ruhsal gelişme, liderlik, mutluluk duygularını arttırır. Cinsel aşırılıklara da iyi geldiği söylenir. İnsanları mutsuzluğa karşı koruduğuna inanılır. Tasa, korkular, zehirlenmeler, zihinsel bozukluklara, erken ölüme ve hatta sel, fırtına gibi doğal afetlere karşı da koruduğu bilinir. Kimi yerlerde ise taş sahibinin etine ya da dişine takıldığında daha fazla güç ve enerji verdiğine inanılır.
Akik : Bedensel ve zihinsel kuvvetlendirici bir taş olan akik,taşıyanı tehlikeden korur, uyumsuzluklarına son verir. Akik taşının bunların yanı sıra uykusuzluğa, korkaklığa, karabasana,nazara ve hatta metabolizmaya faydası olduğu da bilinen güçleri arasındadır. Akik taşına kimileri de Ateş Taşı ya da Gezgin Taşı derler. Gerçeklerin farkına varılmasında yardımcı rol oynar. Eski Romalılar gücüne inandıkları bu taştan yüzük yaptırarak parmaklarına takarlardı. Akik taşının toprağı koruduğu da çok yaygın bir inanıştır.
Aquamarine : Gökzümrüt de denilen Aquamarine, soluk mavi-yeşil renkli bir taş olmasından dolayı, Sakin Taş olarak da bilinir. Her ne kadar Sakin Taş dense de, Cesaret taşı olarak adlandırılır ve onu taşıyana ya da takana özellikle ölüm karşısında cesaret verdiği söylenir. Bu taşı renginden dolayı özellikle denizciler tılsım diye kullanırlar. Renginden dolayı kahinler tarafından geleceği görmek için de kullanıldığından Kahin Taşı olarak da anılır. Akıl almaz renklerde olabilen Aquamarine, mücevheratta da kullanılır. Aquamarinin sinirleri yatıştırıcı özelliğinin yanı sıra düşüncenin berraklaşması ve yaratıcı gücün ortaya çıkmasında da büyük rolü vardır. Böbrek,karaciğer, dalak ve tiroid bezlerini kuvvetlendirir, vücudu temizler.
Obsidyen : Renginden dolayı kimileri ona Kara Kadife de derler. Obsidyen in en tutulan cinsi üzerinde beyaz lekeler olan Kar Taneli obsidyendir. Bu tür aynı zamanda Saflık Taşı olarak da bilinir. Karın ve bağırsakları etkileyerek, iyileştirir, zihin ve duyguyu birleştirir. Kaygıyı azaltır, bilinçaltında blokajları temizler. Akıl ve sevgi ile bağlarımızdan kopmamayı simgeler. Koruyucu tılsım olarak çok kullanılan bir taştır. Kahinler tarafından kehanet taşı olarak da kullanılmışlardır.
Kara Kehribar : Sahibini çeşitli hastalıklardan koruduğuna inanılan kara kehribar, takanı cinlere ve melankolik durumlara karşı korumasıyla da çok popüler bir taştır. Renginden dolayı Kara Kehribar denilen bu taşı, İtalya''da küçük tılsımlar yapmak için kullanırlardı. Nazara karşı en üst koruma yaptığına inanılan kara kehribar, ilk bulunduğu yıllarda kömür zannedilerek yakılmış daha sonraları ise zaman zaman yakılarak dumanının yılanları kovduğuna inanılmıştır. Kökeninin Hz. İsa'' dan çok öncelere dayandığı bilinir.
Aytaşı : Ay''ın taşın parıltısını yansıttığı söylentilerinden dolayı bu ismi alan Aytaşı, lenfotik sistemdeki bozuklukları ortadan kaldırır. Duygusal dengeleyici vasıflara sahiptir. Tutumlarda esneklik yaratır. Bu taş hakkında en çok rivayet çıkan yerlerden biri de Hindistan''dır. Hindistan da kutsal bir taş olarak kabul gören aytaşı, sevgilileri daha ihtiraslı yaptığı da söylenir. Aytaşı, kadınlar tarafından kısırlığa iyi geldiği ve üreme organlarının sorunlarını çözmesi ve de kolay doğum yapmaya yaradığı için taşınır. Kişilerdeki egoizmi giderdiği ve fazla yemek yeme dürtülerini ortadan kaldırdığı da bilinir. Aytaşı üzerine yapılan rivayetlerin en çarpıcısı da, onu tılsım olarak taşıyan kişiyi şöhretli ve görünmez yaptığıdır.
Yılan Taşı : Genelde tılsım yapımı için kullanılan yılan taşı, kadim Mısır Uygarlığı''ndan beri kullanılmaktadır. Taşın bu ismi alması, dış görünümünün bir yılanın derisine benzemesindendir. Bu sebepten dolayı da her türlü böcek sokmaları, akrep ve yılan sokmaları gibi durumlar için karşılayıcı olarak kullanılır. Ayrıca kişilerde romatizmal rahatsızlıklara da iyi geldiği söylenir. Bu taşla romatizma tedavisi yapmak için, ağrılı yerlere bu taşı sarmak gerekir. Öte yandan cerahatlerdeki biriken irini akıtmak için de kullanılabilen bir taştır.
Kaplan Gözü : Bir kuvars cinsi olan Kaplan Gözü, kimi kesimlerde "Bağımsızlık Taşı" diye de anılır. Buna sebep, taşın, kendisini üzerinde bulunduran kişileri başka kişilere karşı daha az bağımlı yaptığına inanılmasıdır. Bu özelliği ikili ilişkileri zedelediği gibi, iş hayatında da ortaklıkları sona erdirebilir. Bu yüzden de çelişkili bir taş diye adlandırılır. Sindirim sistemi bozuklukları bu taş sayesinde giderilebilir. Dalak, pankreas ve kolon için faydalıdır. Duygusal denge unsuru ve inatçılığı azaltan bir taş olarak bilinir. Maskulen enerji verdiği gibi, kişilerin olayları net algılamasında rol oynar. Kaplan Gözünün bir unsuru da nazardan koruduğuna inanılmasıdır. Bu daha çok eski zamanlarda bu niyetle kullanılırdı.
Topaz (Sarı Yakut) : Eski zamanların en kudretli taşlarından biri olan Topazın, göz hastalıklarını ve veba gibi salgın hastalıkları ortadan kaldırdığı söylenir. Bir adı da "Aşk Taşı" olan Topazın bir çok rengi mevcuttur. Sağlıksız insanları sağlığına kavuşturduğu, onları korkaklıktan ve ahlaksızlılardan koruduğu bilinir. Çok güzel ve nadir bulunan taşlardan olan topaz, özellikle mücevher yapımında kullanılır.
Lal : Dairesel veya oval biçimli bir taştır. Lal''in erkek türü koyu kırmızı, dişi türü ise açık kırmızıdır. Üzerinde taşıyanı, bedensel zayıflığa ve acımasızlıklara karşı koruduğu bilinir. "Hayal Kuran" ve " Merhamet Taşı" olarak da bilinir. Cinsel enerjiyi ve duyarlılığı artırdığı, cinsel dengesizlik eksikliğine karşı koruma taşı olarak bilindiğinden bazı yerlerde de "Tutkuların Taşı" olarak bilinir. Kalp şeklinde yapılmış tılsım Lal''ler, eşleri ve sevgilileri cezbetmeye yaradıkları gibi, yatak ve tastık altına konulduğunda kötü rüyaları ve gecenin kötü ruhlarını kovar. Bedeni kuvvetlendirir, temizler, canlandırır.
Turkuvaz : Bilinen taşların ve de tılsım olarak kullanılan taşların en popüleridir, çok sayıda da koruyucu özellikleri bulunur. Tüm vücudu kuvvetlendirir, hücreleri yeniler, kan dolaşımı, ciğerler ve respiratör sistemini canlandırır. Sakinlik verir ve yaratıcı ifadeye güç kazandırır. Duygusal denge, iletişim, sadakat ve dostluğu sembolize eder. Turkuvaz eski çağlarda hayvanları kötü etkilerden korumak için at tılsımı olarak da kullanılırdı. Aztek uygarlığında ise bu taşa "Tanrıların Taşı " adı verilmişti.
Oniks : Kaygı azaltıcı, Kadın/erkek kutuplaşmasını dengeler ve ilikleri kuvvetlendirir. Kontrol ve denge unsuru bir taş olan Oniks, bağımlılıklardan da kurtulmaya yardım eder. Değerli bir taştır ve kişinin konsantrasyonunu sağladığı gibi nazara karşı da kullanılır. Kimi yerlerde zaman zaman "Ayrılık Taşı" diye de nitelendirilir. Çok çeşitli renkleri olan oniks, kişinin hangi konuda enerji desteğine ihtiyacı varsa onu sağlayan bir taş olarak da bilinir. Gelecek kaygılarını yok ettiği gibi kişilerde farkındalığı da sağlar.
Elmas : En sert ve değerli taş olan elmas, yüzyıllardır kadınları erkeklere karşı sihirli bir koruma altına almışlardır. Sertliğinin verdiği esinlenmeyle de doğal olarak yenilmezlikle özdeşleştirilir. "Size bir elmas hediye edilmişse eğer, bu satın alacağınız elmastan daha çok koruyucu özelliklere sahip olacaktır " diye de bir rivayet bulunmaktadır. Altın bir muhafaza içine yerleştirilerek, vücudun sol tarafında taşınan elmasın daha etkili olduğu da bilinir. Erkek ve kadın ilişkilerinde sevgiyi arttırıcı bir güç olarak bilinen elmas, takanı büyü, zehirlenme, hastalıklar, karabasanlar, öfkelenme ve dirayetli olma konusunda da korur. Elmasın büyük olanı makbul değildir ve uğursuzluk getirdiği inancı çok yaygındır. Bu gün ismi lanetliye çıkmış bir çok elmas vardır.
Zümrüt : Dünyanın en kıymetli taşlarından biri olan zümrütler, mitlerin ve efsanelerin taşıdır. Geçmişte Şeytanın Cennet''den kovulurken alnından düşen taşın ve Kutsal Kadeh''de ki taşın da zümrüt olduğu söylenir. Renginin yeşil olması nedeniyle bu taşın yağmur yağdırdığına inanılırdı. Bağışıklık sistemi,sinir sistemi, kalp, ciğer ve böbreği kuvvetlendirdiği bilinir. Beden-ruh-zihin için tonik vazifesi görür ve kuvvetli bir duygusal dengeleyicidir. Bolluk, sevgi, iyilik, sakinlik, denge ve sabır unsurlarını da içerir. Zümrüte kimi yerlerde "Koşulsuz Aşk Taşı" da denmektedir. Sevgililerin birbirlerine verebilecekleri en iyi armağan olarak görülür. Kimi İslam ülkelerinde zümrüdün var olan koruyucu tılsım gücünü bazı ayetler okunarak daha da güçlendirildiğine de rastlanmıştır.
Safir : Dünyanın en pahalı ve değerli taşları arasında bulunan safirler, krallar tarafından kötülükleri uzaklaştırmak için kullanılırdı. Renginden dolayı ona Göklerin Temsilcisi denir. Sahibini masumiyete karşı koruduğu söylenir. Ayrıca sevgilileri koruyan özel güçler de içerirler. Dünya yüzünde en değerli ve ünlü safirler, Hindistan''dan çıkmışlardır. Çok değerli ve koruyucu gücü yüksek olması onu aranılır bir hale getirmiştir. Bugün bilinen en büyük safir,563 kıratlık Hindistan Yıldızıdır ve New York Doğal Tarih Müzesinde teşhir edilmektedir. Kalp ve böbrekleri kuvvetlendirir ve tüm salgı bezlerini harekete geçirici özelliği vardır. Psişik yetenekleri arttırır ve sezgi gücünü güçlendirir. Bu bakımdan dolayı yaratıcı ifadenin gelişmesinde büyük rol oynar. Karışıklığın ortadan kalkmasına neden olup kozmik farkındalığı da arttırdığı söylenir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Kökten Uca Kadar Sağlıklı Saçlar - Doğal Saç Bakımı
10/3/2009 ·
Kepeklenme sorunu için
Büyük bir organizasyona davetlisiniz. Çok güzel, siyah bir elbise giydiniz. Ama saçlarınızdan omuzlarınıza dökülen kepekler tüm güzelliğinize gölge düşürüyor. Sık sık bu sorunu yaşıyorsanız, bir parça pamuğun üzerine zeytinyağı döküp saç derisine hafifçe masaj yapın. Yarım saat sonra saçınızı yıkayın. Bu uygulamayı yapmadan önce saçınızı iyice fırçalayarak kepeklerin gevşemesini sağlayın.
Saçlarınız dökülüyorsa
Her sağlıklı insanın ortalama 100 bin saç teli vardır. Her saç telinin ömrü de 2 – 6 yıl arasında değişir. Günde 100 saç teli kaybetmek normaldir. Çünkü saçlar yeniden uzar. Fakat aşırı saç dökülmesine karşı önlem almak gerekir. Yumuşak bitkisel şampuanlar, saç dökülmesini büyük oranda önler. Eğer saç deriniz çok kuruysa, haftada bir kez, saçınızı şampuanlamadan önce başınıza yumuşak, yağlı bir sabunla masaj yapın. Saçlarınızı yıkarken, mutlaka sıcak yerine ılık su kullanmayı tercih edin.
Saçlarınızı kurutma makinesiyle kuruturken dikkat edin . Çünkü sıcak ve kuru hava saç uçlarının kırılmasına sebep olur. En iyisi saçların kendi kendine kurumaya bırakılmasıdır. Kimyasal maddelerle saçlarınızın rengini açmaktan kaçının. Aksi taktirde saçlarınıza zarar verirsiniz. Haftada 2 - 3 kez de bira kürü uygulayın. 0,3 litre birayı saçınıza ve saç derinize dökerek masaj yapın. 15 - 20 dakika sonra ılık suyla yıkayın ve kendi kendine kurumasını bekleyin.
Saç dökülmesini önlemek için
Soğan masajı:
Soğan, saçların daha sağlıklı uzamasını sağlar. Bir soğanı ikiye bölün ve saçlarınızı yıkarken saç derinize birkaç dakika masaj yapın. Soğan kokusunu gidermek için de masajdan sonra yumuşak bir şampuanla saçlarınızı yıkayın. Bunu haftada 1 - 2 kez tekrarlayın.
Elma sirkesi kürü:
Elma sirkesi, yıpranmış saçları onarır ve böylece dökülmelerini önler. Yarım litre ılık suya dörtte bir litre elma sirkesi ilave edin. Saçlarınızı yıkadıktan sonra bu karışımı saçınıza dökün ve birkaç dakika saç derinize hafifçe masaj yapın. Masajdan sonra saçınızı durulamayın ve kendi kendine kurumasını bekleyin. Haftada 1 - 2 kez bu işlemi tekrarlamaya çalışın.
Bir diğer öneri:
60 gr Hintyağı
50 gr saf zeytinyağı
50 gr lavanta suyu
Hepsini birlikte karıştırın. Banyo yapmadan 30 dakika önce bu karışımı saçınıza sürün ve bekleyin. Ardından saçınızı sabunla yıkayın. Bu işlemi haftada bir kez uygulayabilirsiniz.
Uzmanlar ayrıca, saç dökülmesini önlemek için kadın ve erkeklere ayrı tavsiyelerde bulunuyor:
Erkekler için:
2 litre suya 50 gr dulavratotu kökü katın ve 15 dakika kaynatın. Kaynadıktan sonra 30 dakika demlenmesini bekleyin ve sonra saçınızı bu karışımla yıkayın.
Kadınlar için:
Saç diplerinizi ılık suyla ıslatın ve has zeytinyağı sürün. Ardından saçınıza bir havlu sarın ve bu şekilde yatın. Ertesi sabah saçlarınızı kükürtlü sabunla yıkayın.
İki litre sıcak süte limon damlatın ve dibe çökmesini bekleyin. Sütün üstte kalan kısmını diğer kısımdan ayırın ve ılık hale geldikten sonra saç diplerinize bununla masaj yapın. Sonra saçlarınızı durulayın ve sıcak bir havlu sararak yatın. Sabah kalktığınızda saçlarınızı beyaz sabun ve sıcak suyla yıkayın.
Bir litre kaynar suyun içine bir tutam ısırgan otu atın ve sonra yarım saat demlenmesini bekleyin. Akşamları saç diplerinize bu karışımla masaj yapın ve ardından saçlarınızı yıkayın.
Saç diplerinize susam yağı sürün ve 3 - 4 saat bu şekilde bekleyin. Sonra saçınızı en az 4 - 5 kez sıcak suyla yıkayın. Bu işlemi üç haftada bir tekrarlayarak hem saçınızın dökülmesini önleyebilir hem de parlamasını sağlayabilirsiniz.
Çiğ yumurta sarısını yarım litre ılık suyla karıştırın ve akşamları saç diplerinize sürün. Sonra saçınıza bir havlu sarın ve sabaha kadar bu şekilde yatın. Sabah kalktığınızda saçınızı ılık suyla ve beyaz sabunla yıkayın. Olumlu sonuç alabilmek için bu işlemi 3 - 4 gün devam ettirin.
Saçları güçlendirmek için
50 gr adaçayı
Bir çay bardağı lavanta
Bir çay bardağı kekik
Bir çay bardağı atkuyruğu otu
Bir litre su
Tüm bitkileri bir litre suda 10 dakika kaynatın. Süzdükten sonra sabah ve akşam saç diplerine bununla masaj yapın.Saçları kuvvetlendirmenin başka bir yolu da defne tohumunu kaynatmak ve suyunu saç diplerine sürmektir. Saçları beslemek için
Bir miktar badem yağı
Bir miktar zeytinyağı
Bir yumurta sarısı
Hepsini birbirine karıştırın ve iki haftada bir bu karışımla saç diplerinize yumuşak bir şekilde masaj yapın. Saçın rengini açmak için
Dört çorba kaşığı dövülmüş revent kökünü üç bardak sıcak suda 30 dakika bekletin.Saçlarınızı yıkadıktan sonra bu karışımla durulayın.
Koyu renk saçı parlatmak için
İki çorba kaşığı biberiye
İki bardak su
Biberiyenin üzerine sıcak suyu dökün ve 30 dakika çekmesini bekleyin. Saçınızı yıkadıktan sonra durularken bu karışımı kullanın. Saça hacim vermek ve şekillendirmek için
En iyisi açık renk saça sarı röfle attırmaktır. İnce telli saçlarda ne kadar çok değişik renk bulunursa, saç o kadar dolgun gösterir. Saçlarınızı şekillendirirken de sadece saç uçlarına jöle veya köpük sürmeyi tercih etmelisiniz.
Yorum (yok) Yorum yaz!
şifalı yağlar -2-
8/3/2009 · Kategori: dogal yaglar
KARABİBER YAĞI
KARANFİL YAĞI
KAYISI YAĞI
KEKİK YAĞI
KETEN TOHUMU YAĞI
KİMYON YAĞI
KİŞNİŞ YAĞI
LAVANTA YAĞI
LİMON YAĞI
MELİSA YAĞI
MENEKŞE YAĞI
MERSİN YAĞI
NANE YAĞI
NAR YAĞI
OKALİPTUS YAĞI
PAPATYA YAĞI
PELESENK YAĞI
| İçindekiler | Reçine ve saponinler içerir. |
| Faydaları | Nefes darlığına vereme iyi gelir. öksürüğü keser. balgam söktürücüdür. Gözün görme gücünü artırır, göz kararmalarını giderir, bağırsak iltihabına da faydalıdır, adele sertleşmesine iyi gelir. romatizma ağrılarında masaj yapılarak uygulanır. |
| Kullanım Şekli | Günde 2 defa 1 çay bardağı suya veya şekere 2-3 damla damlatılarak alınır. |
PELİNOTU YAĞI
PORTAKAL YAĞI
REZENE YAĞI
ROSEMARY (BİBERİYE) YAĞI
SARIMSAK YAĞI
SOĞAN YAĞI
SUSAM YAĞI